2 Şubat 1961’de İzmit’te muhafazakâr orta sınıf bir ailede dünyaya geldim. Rahmetli babam TCDD’de makinist olarak çalışan devlet memuruydu. Menderes’e sevgi duyulan bir aile ortamında yetiştim. Müslümanlara uygulanan baskıları kaldıran Menderes’in 1960’daki askeri darbe sonucunda idam edilmesine tepki duyulan bir siyasi kültür ortamında büyüdüm. Bununla birlikte annemin köyü Büyük Derbent’te dedemin CHP’li kardeşlerinin siyasi ikliminden fazlasıyla haberdardım. Rahmetli dayım, DİSK’in ateşli bir yöneticisiydi.
İzmit’te doğup büyümeme karşın babamın tayinleri nedeniyle çocukluğumun birkaç yılını önce Adapazarı (1965-67), sonra da Sivas’ta (1968-70) geçirdim. İlkokula Sivas’ta başladım. İzmit’e döndüğümüzde, o dönemde İzmit’in iyi okullarının başında sayılabilecek Seka İlkokulu’na kaydedildim ve ilköğrenimimi burada tamamladım (1970-1972). 1971’de gerçekleşen askeri darbe, 1974’deki Kıbrıs savaşı gibi gelişmeler siyasal gelişmeleri yakından izlememe vesile olan önemli olaylardı. Ortaokul eğitimim sırasında (1973-1975), o zamanlar dindarların da içinde bulunduğu milliyetçi harekete ilgi duymaya başladım. Dayımın telkinleriyle bir ara sosyalist hareketin itiraz biçimine meylettiysem de devam ettiğim İGD (İlerici Gençler Derneği) seminerlerindeki din karşıtı tutumdan rahatsız olarak orayı terkettim. Lise ikinci sınıfta itirazlarımın doğru mecrası olduğuna kanaat getirdiğim Ülkü Ocakları’na gitmeye başladım. Lise yıllarında (1976-1978) Ülkücü Hareket’in içinde yeraldım.
1980’deki askeri darbeye kadar Ülkücü hareket içinde bulundum. Askeri darbe olduğunda İzmit’te arkadaşlarım gözaltına alınırken ben Ankara’da Avrupa Gençler Şampiyonası için hazırlıklarını sürdüren halter milli takım kampındaydım. Bir yıl gecikmeli olarak gittiğim askerliğimi (1982) Türkiye şampiyonu bir halterci olarak Ankara’da Silahlı Kuvvetler Gücü Halter Takımı’nda yaptım (1981-1982).
Ankara’daki askerliğim sırasında sosyal hayatımı gerçekleştirdiğim Kuğulu Park, Tunalı Hilmi Caddesi, Akün Sineması gibi mekânların yanısıra Hacı Bayram Veli camii ve çevresi benim için sığınak gibiydi. İslami konulara dair ilk okumaları buradan aldığım dergiler ve kitaplarla yaptığımı söyleyebilirim.
1982’de İzmit’e döndüğümde İslami ilimlerde derinleşmeye karar verdim. Kendi çabamla Arapça çalışmaya başladım, temel İslami klasikleri ve bu alandaki tartışmaları aktaran kitapları tercümelerinden okudum. Türkiye’nin İslam düşüncesinin önemli isimlerinin kitaplarını, Arap dünyasından tercüme eserleri okudum. Bir dönem (1983), Bediüzzaman Said Nursi’nin ve önde gelen âlimlerden merhum Sadreddin Yüksel’in de öğrenim gördüğü Norşin medresesinde eğitim gördüm, Kürtçe öğrenmeye başladım. Norşin medresesine merhum Sadreddin Yükselin bu fikrimi teyidi ve hayır duasıyla gittim. Burada bir akşam üzeri kahvede çay içerken başlarında jandarma başçavuşun bulunduğu 10’a yakın asker tarafından baskını andıran bir girişimle gözaltına alındım. Karakolda hücreye atıldım, sorgulandım. Sadreddin Yüksel’in kayınbiraderi ve medresenin sorumlusu merhum Şeyh Nureddin’in araya girmesiyle ve istihbarat araştırmasından bir sonuç çıkmaması üzerine serbest bırakıldım. Karakol komutanı Norşin’i terketmemi istedi ve beni Tatvan’da Süleymancılara ait bir Kur’an kursuna yönlendirdi. Norşin’den ayrılmak zorunda kalınca eğitimime bir süre Batman’da bir camide devam ettim. Şartlar devam etmeme izin vermedi, Batman'dan İzmite döndüm.
1984’te, bir yıl önce kurulan Refah Partisi’nin İzmit’teki parti çalışmalarına katıldım. Bir ara Milli Gazete’nin İzmit’te abone dağıtımını yaptım. Sabahın erken saatlerinde arızalı bir mobiletle gün doğmadan İstanbul’dan gelen gazeteleri otobüsten alır ve sahiplerine iletirdim. Bir süre sonra Milli Gazete’de yazılarım yayınlanmaya başladı. Gazete okuyucusunun o yazıları gazete dağıtıcısının yazdığından tabii ki haberi yoktu. Bu dönemde Ebu Hanife’nin hayatını ve metodolojisini yorumladığım ilgi toplayan uzun bir yazı dizisi kaleme aldım. Aynı yıl Milli Gazete’de yazdığım “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin(dinin)dir” başlıklı semantik analiz yazısı nedeniyle hakkımda 163. maddeye aykırılıktan dava açıldı. Dava takipsizlikle sonuçlandı.
1984’te Türkiye’de İslamcıların Konya merkezli olarak çıkarmaya başladığı Dönüşüm isimli dergide yazmaya başladım.
1985 yılında İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdim.
1985’te, 1980 askeri darbesinden sonra İslami kesimlerin İzmit’te düzenlediği ilk kitlesel gösteri sayılan Filistin Mitingi’nin tertip komitesi başkanıydım. Bu günlerde çok sayıda İslamcı aydını ve ilim adamını İzmit’e davet ettim ve konferanslar düzenledim. Konferanslar ilk olarak Derince Merkez Camii’nin lokalinde başladı. Bu mütevazi lokale o zamanlar İslami kesimin önde gelen yazarlarının çoğu gelip konuşmalar yaptı. Yine bu dönemde Türkiye’de ilk Kudüs Günü toplantısını İzmit’te Halkevi salonunda panel olarak düzenledim.
1985’te yayın hayatına başlayan ve İstanbul Üniversitesi’ndeki bir grup İslamcı öğrencinin çıkardığı Girişim isimli derginin yönetiminde yeraldım. Bu sırada İstanbul üniversitesindeki İslami faaliyetleri yöneten komitenin üyesi olarak seçildim. 1985 ve 1986’da İstanbul’da başörtüsü yasağına karşı düzenlenen büyük gösterilerin tertip komitesindeydim.
1987’de Kürt sorunu üzerine Girişim dergisinde yayınlanan bir röportajım nedeniyle hakkımda “bölücülük” suçlamasıyla dava açıldı. Röportaj, Kanada Müslüman Kürt Öğrenciler Birliği’nin başkanı ile yapılmıştı ve Türk-Kürt kardeşliğinin iyi bir örneğinin yaşandığı Türkiye’de Kürtlere zenci muamelesi yapılmaması gerektiğini söylüyordu. Sorgulamayı yapan savcının, Kürt olmadığımı öğrenince, “Senin Kürtlerle ne işin olabilir?” sorusunu hiç unutmam. Ona, “Kardeşliğimizi korumak için biz Kürt olmayanların gayret göstermesi gerekmez mi” cevabını vermiştim. Bu dava İslamcılara dava açılan 163. maddeden değil, solculara karşı “anayasal düzeni ilga” maddesinden açıldığı için İzmit’te tebligatı aldığım adliye memurunun, şakayla karışık “devleti mi yıkmaya çalışıyorsun, komünist misin” sözüne mukabil İslamcılığımı anlattığımda yaşadığı şaşkınlık görmeye değerdi. Dava takipsizlikle sonuçlandı.
1987’de, sosyalist ve İslamcı yazarların birlikte çıkarmayı planladıkları derginin yayın kurulundaydım. Yazar Haşmet Babaoğlu, yazar ve gazeteci Ruşen Çakır, Girişim dergisi yayın yönetmeni Mehmet Metiner, CNNTürk yayın yönetmeni Ferhat Boratav gibi isimler projenin önde gelen isimleriydi. Dergi teşebbüsü başarılı olamadı.
1987’de 400 İranlı ve başka ülkelerden hacının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan büyük faciadan sonra Tahran’da düzenlenen “Uluslararası Hac Konferansı”na davet edildim. İslam dünyasından yüzü aşkın davetlinin hazır bulunduğu konferansta röportajlar yaptım, izlenimlerimi pek çok yazıda dile getirdim. Davet programı kapsamında İmam Humeyni’yi Cemeran’daki mescidde ziyaret eden heyetin içindeydim.
1987’de Girişim dergisinden ayrıldım ve Tevhid dergisinin kuruluşunda yeraldım. 1989’da Akademi yayınevini kurarak düşünce kitapları yayınlamaya başladım.
Bu arada Ayetullah Humeyni’nin önemli irfani eseri olan Sırr-ı Salat’ı tercüme ettim. Kitap Şura Yayınevi tarafından yayınlandı (1990). Aynı günlerde İranlı ve Türkiyeli yazarların makalelerinden oluşan “İmam Humeyni” isimli edisyon kitabım Daruttakrib Yayınevi tarafından yayınlandı. 1991’de Ali Şeriati’nin “İktisat Sosyolojisi”ni (Dünya Yayınları) tercüme ettim.
1990-91 arasında Günışığı FM’de haftalık tartışma programı Platform’un yapımcı ve sunucusuydum.
1992’de Tevhid dergisinden ayrıldıktan sonra yeni yayın hayatına başlayan Bilgi ve Hikmet dergisinin yayın kurulu üyesi ve fiilen yayın koordinatörü oldum. Ekonomik kriz gerekçe gösterilerek yapılan tenkisat sırasında işten çıkarıldım.
1992’de, halen Kanal 7’nin ortağı olan Mustafa Çelik’e ait An Ajans’ta çalışmaya başladım. Ajansın yayınladığı Nehir dergisini çıkardım. Aynı yıl Yozgat’ta YİMPAŞ tarafından yayınlanan yerel Nehir gazetesini yönettim. Refah Partisi’nin 1991-1993 arasındaki kampanyalarında çalışma grubu içinde yeraldım.
1993’te İnsan Yayınları’nın editörü oldum. 1993-94 arasındaki dönemde “ayda 10 kitap” projesini yönettim. 1993’de Murtaza Mutahhari’nin “İslam İktisadının Felsefesi” isimli kitabını (İnsan Yayınları) çevirdim. Ardından Allame Talagani’nin Pertevi ez Kur’an isimli tefsirini tercüme ettim. Eser o günkü şartlarda yayınlanmadı.
1994 Mahalli Seçimlerinde Refah Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanması üzerine belediyenin kültür politikalarının oluşumuna katkıda bulundum. İstanbul Organizasyon isimli şirketin müdürü olarak Büyükşehir Belediyesi’ne politikalar ve projeler üretiyorduk. Şirket, belediye için kültürel ve entelektüel etkinlikler düzenliyordu. Başbakan Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde (1994-98) onlarca uluslararası toplantı ve etkinlik gerçekleştirildi. İslam ve Batı dünyasından yüzlerce ilim adamı, entelektüel ve ulema İstanbul’da misafir edildi.
1995’de İranlı düşünür Abdulkerim Suruş’un İstanbul’daki konferansları ve sohbetlerinden oluşan “Dini Bilginin Evrimi: Abdulkerim Suruş ve fikirleri” (Pendik Belediyesi) başlıklı kitabın tercümesini ve yayına hazırlığını üstlendim.
2000’de ilk kitabım olan “Firuze Köprüde Üçüncü Cumhuriyet: Velayet demokrasisinden demokratik cumhuriyete İran” (Şehir Yayınları) yayınlandı.
Önce Refah Partisi’nin, ardından da Fazilet Partisi’nin kapatılmasından sonra siyasi alanla temasımı büyük ölçüde kestim, entelektüel çalışmalara yöneldim. Fazilet Partisi’nin bölünüp içinden Erdoğan ve arkadaşlarının AK Parti adında yeni bir parti çıkarmaları sürecinde gelişmelerin tamamen dışındaydım. Aynı çevreden çok sayıda tanıdık ismin aksine, AK Parti’nin 2002’de başlayan iktidarı sırasında da siyasi faaliyetlerin dışında kaldım.
2001-2002 yılları arasında Ümraniye Belediyesi için Şehir Kültürü isimli aylık şehir, kültür ve düşünce dergisini çıkardım. 2002-2003 yıllarında İstanbul Günlüğü adlı aylık şehir gazetesini yayınladım. 2003-2005 arasında aylık siyaset ve düşünce dergisi Bilgi ve Düşünce’de yazılarım yayınlandı. 2003’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kentim İstanbul projesinin genel koordinatörlüğünü yürüttüm. 2003’den itibaren aylık sosyalist kültür dergisi Birikim’de yazılarım yayınlandı. 2003-2004 yıllarında Pendik Belediyesinde başkan danışmanlığı yaptım.
Yönettiğim edisyon kitaplardan “Yerel Kalkınmada Belediyelerin Rolü” (Sabancı Üniversitesi-Pendik Belediyesi) 2004’de yayınlandı. Aynı yıl “Avrupa Birliği ve Türkiye’de Bölgesel Yönetişim” (Sabancı Üniversitesi-Pendik Belediyesi), “Yerel Yönetimler Uluslararası Proje Finansman Kaynakları” (Dr. Cengiz Aktar, Pendik Belediyesi), “Türk Dünyası Belediyeler Birliği: yeni bölgesel işbirliği imkanına doğru” (Pendik Belediyesi), “Yerel Yönetimler ve Spor” (Pendik Belediyesi), “İstanbul Küresel Turizmin Ekseni Olabilir mi?” (Pendik Belediyesi), “Pendik Yerel Kalkınma Platformu” (Pendik Belediyesi), “İnsan Hakları 2003: Pendik değerlendirme toplantısı” (Pendik Belediyesi) yayınlandı. Pendik Belediyesi danışmanlığım sırasında düzenlediğim “Pendik Toplantıları”nı 2003 içinde kitaplaştırdım: “Demokratikleşmenin Eşiği: yerel yönetimler ve kamu reformu”, “AB Üyelik Sürecinde Merkeziyetçilikten Yerelleşmeye”, “Küresel Şehirler Yarışında İstanbul”, “İnsan Hakları Duyarlılığı Oluşturmada Yerel Yönetimlerin Rolü”, “İstanbul’da Birlikte Yaşama Tecrübesi”, “Finansın Küresel Dolaşımı ve İstanbul”.
2004-2006 yıllarında Doğu Konferansı Türkiye aydınlar girişiminin sekretaryasını üstlendim. Aylık dışpolitika dergisi Kırmızı Çizgi’de yazarlık (2005-2006) yaptım ve Skyturk televizyonunda Ortadoğu Masası programının yapımcılığını yürüttüm (2005-2006). Samandıra Belediyesi (2005) ve Beykoz Belediyesinde (Mayıs 2005-Şubat 2006) başkan danışmanlığı yaptım.
Başlangıçta AK Parti iktidarını desteklememe karşın, Afganistan ve Irak’ın işgali, Büyük Ortadoğu Projesi, İsrail’in HAMAS karşısındaki tutumu gibi gelişmelerin başını çektiği yeni süreçte AK Parti’nin tutumunu eleştirmeye başladım. Erdoğan’ın yolsuzluklar konusundaki kesin beyanlarına rağmen şaibeli işlere dair bilgilerin dalga dalga yayılmaya başlaması üzerine eleştirimin dozunu arttırdım. Çeşitli yerlerde yayınladığım makaleler 2005 yılında Şehir Yayınları tarafından “AK Parti’nin Stra-trajik Meseleleri” adıyla kitap olarak yayınladı (12 Haziran 2011 genel seçimlerinde AK Parti’den milletvekili seçilen yayıncı, 2008 yılında kitabı piyasadan çekti).
Üçüncü telifim “Can Havliyle Düşünceler: Asimetrik vak’alarda kıble tayini” (Şehir Yayınları) 2006’da yayınlandı.
2005 sonunda yayınına başlayan bilgihikmet.com isimli sitede 2006 sonlarında yazdığım bazı eleştiriler yazılı ve görsel medyada yankı bulunca AK Partili Beykoz Belediyesi’ndeki danışmanlık görevime son verildi.
2006 Ekim’inde geçirdiğim kalp krizi sırasında yapılan anjiyoda kalbim durdu ve müdahaleyle hayata döndürüldüm. Ağır bir by-pass ameliyatı geçirdim.
2007’de fikritakip.com isimli analiz ve düşünce sitesini kurdum. İnternet sitesi 2009’da yayın hayatına veda etti.
2007-2009 yılları arasında Anadolu Gençlik Dergisi’nde yazılarım yayınlandı. Kocaeli’de yayınlanan günlük Özgür Kocaeli gazetesinde 2008’de yazmaya başladım. Halen bu gazetede haftada iki gün yazılarım yayınlanıyor.
2009’da Mardin Belediyesi için “Mardin’de değişim ve gelecek arayışı: Yerel kalkınma, yerel demokrasi ve sosyal dokunun rehabilitasyonu” isimli sempozyumu gerçekleştirdim.
2009-2010 arasında yazılarım gazeteboyut.com, haberx.com, habername.com, adilmedya.com gibi sitelerde yayınlandı. Halihazırda yazılarım islamigundem.com’da ve mutezil.com'da yayınlanıyor.
Allame Muhammed Hüseyin Tabatabai’nin “Tevhid Risaleleri” isimli eserini 2009’da tercüme ettim (İnsan Yayınları). Prof. Yahya Yesribi’nin “İrfan Felsefesi” ve “Kalender ve Kale” isimli eserlerini 2010’da tercüme ettim (İnsan Yayınları). Ali Şeriati’nin Fecr Yayınları tarafından yayınlanan “Bütün Eserleri” külliyatının “Muhtelif Eserler” (2 cilt, 2010) “Dünyagörüşü ve İdeoloji” (2011), “Müslüman İran Kimliği” (2011) kitaplarını tercüme ettim.